(ANALİZ ) RASİM GÜL

Tarih: 14.12.2021 10:19

Acı Gerçekler

Facebook Twitter Linked-in


     . Türkiye ve Osmanlı aynı soyun kurduğu devlet, Osmanlı ömrünü tamamlamış yerini Türkiye Cumhuriyeti Devletine bırakmış mesele bu. Ancak, Tel Aviv’e, Washington’a, Londra’ya, Moskova’ya, Pekin’e, Kahire’ye ve Riyad’a bağlı olanlar, görevleri gereği iki devleti kavga ettirmek istiyorlar.

Özellikle inanca ve soya dayalı bin bir hikâye uydurarak Türk Devletine saldırıyor ve halkı birbirine karşı kışkırtıyorlar. Devletin varlığını yani bekasını korumakla görevli kuruluşlarda bazen görüyor ama genellikle görmüyor. Dolaysıyla hainlere fırsat doğuyor ve başımıza gelenler bir türlü BİTMİYOR.

Türk Devletinden yana olan asimile olmamış kara gözlü Türklerde o kadar rahat ve gerçeklere o kadar gözlerini kapamışlar ki devletleri ellerinden alınmak isteniyor umursamıyorlar, dilleri ve dinleri bozuluyor aldırmıyorlar. Akıllarınca kendileri HAS KUL ya bize bir şey olmaz SANIYORLAR!

Kırımdakiler, Kuzey Azerbaycan’dakiler, Suriye’dekiler, Mısır’dakiler ve birçok yerlerdeki Türkler de kendilerini o toprakların sahibi ve de HAS KULDULAR ama tamamı kovalandı. Kahir ekseriyeti Türkiye’de diğerleride çeşitli ülkelerde ikinci, üçüncü sını vatandaş olarak yaşamaya devam ediyorlar. Lafın özü yönetilen HESAP SORUYORSA, yöneten de HESAP VERİYORSA akıbet iyi olur Devlette, Millette yaşar, aksi hal de ÜÇÜDE yaşamaz.

12 Adalar, 1912 yılında, UŞİ antlaşması ile Yunanistan’a bırakıldı. Kıbrıs, 1878 yılında tek bir kurşun atılmadan İngilizlere verildi. Vahdettin, tahtında kalmasına karşılık SEVR antlaşmasını kabul etti. Bu üç vahim olayın aslını özel gayretle öğrenenler hariç, hiç kimse bilmiyor. Hesap soran da YOK, hesap verende YOK.

Gerçeğin, pis tarafı üzeri ne kadar kapatılırsa kapatılsın, binlerce yıl geçse de bir gün ortaya çıkıyor, ama ortada sorumluluğu kabul eden de YOK, yüzü kızaran da YOK. Ülkemizde, gerçekler zamanında söylenmez. Nedeni, de bir kısmı KORKAK, bir kısmı GAFİL, bir kısmı CAHİL, daha beteri çoğunluğu da HAİN. Bu günde küçük bir grup çırpınıyor ama sesleri BASTIRILIYOR. Hesap soran ve hesap veren YOKSA bu rejimin adı asla Cumhuriyet değil, kapalı sistem olur.

100 yıllar gerçekleri unutturamıyor. Türk Devlet ve Cumhuriyetinin kurucusu Atatürk’le Padişah Vahdettin’in arasında geçenlerin aslı bilinmiyor. Çünkü söylenmiyor, daima kanayan yara olarak kalması isteniyor ki kavga devam etsin. Sözde Vahdettin ciler milleti birbirine düşürmek için elinden geleni yapıyor vede beceriyor. Gerçekler için halkımızın uyanması ve hesap sorması şart. 

Atatürk’le, Başbakan İsmet İnönü’n arası son zaman neden açıldı? Halka söylenmiyor. Kim saklar, kimin için saklar belli değil. Milli Mücadele Kahramanı Topal Osman, Mecliste en saygı değer Trabzon Milletvekili Ali Şükrü Kaya’yı kimin emriyle öldürdü? Sonrada asıldı, hesap soranda YOK, hesap alanda YOK. 

Cumhurbaşkanı Celal Bayar’la, Başbakan Adnan Menderes’in arası neden açıldı? Menderes’in bütün ısrarlarına rağmen Celal Bayar, 1959’da veya 1960’şın Mayısında neden genel seçime engel oldu ve 1960 İhtilaline yol açtı? (Menderes ve Fatin Rüştü Zorlu asıldı, Bayar yaştan kurtardı ) Bunu kim saklar, kimin için saklar? Belli değil. Hesap soranda YOK, hesap verende YOK.

Aksaray’ın 1933’de vilayetliğinin alınmasının gerçek nedenlerini 88 yıl geçmesine rağmen Aksaraylı bilmez. Çünkü korkaklık yüreklere işlediği için 1933 de konuşulmayan mesele 88 yıl sonra da konuşulmuyor. 1933 deki Aksaraylı ile 2021 deki Aksaraylı da hesap soranda YOK hesap verende YOK.

Medeniyet, demokrasi ve vatandaş olma vede vatandaşlık haklarını kullanma iradesi o günde yok, bu gün de yok. Yiğit FİSKOS etmez çıkar düşündüğünü söyler. Düşündüğünü söyleyende YOK, soranda YOK. Kimse doğruya söyleyerek başını belaya sokmak istemiyor. Nedeni ni sorarsanız evladı-iyali gerekçe gösteriyor. Bu durum korkaklık mıdır, tedbir midir belli değil.

Cumhurbaşkanı Turgut Özal’la, başbakan Yıldırım Akbulut ve Mesut Yılmaz’ın arası niçin açıldı, kim açtı, Özal’ın resimleri parti binalarından neden indirildi, Özal’ı kim öldürdü, öldürme emrini kim verdi? Çankaya Köşkünde neden ambülans bulunamadığı için Cumhurbaşkanı Özal, koma halinde, çuval taşır gibi hastaneye getirildi? Hesap soranda YOK, hesap alanda YOK.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la, başbakan ve Cumhurbaşkanı Abdullah ile başbakan Ahmet Davutoğlu’nun arası açıldı. Abdullah Gül, şimdilik sessizce oturmaya çalışıyor. Davutoğlu kovuldu gerçekleri iki tarafta açıklamıyor. Ne saklanıyor, niçin saklanıyor? Üç lider birbirine kızdıkça parça parça açıklıyorlar. Devlet, bakkal dükkânı değil. Hesap soranda YOK, hesap verende YOK. 

Aksaray’da çok açık şekilde bilinen, iktidar, muhalefet, iş adamı ve bürokrat kavgalarının nedenleri nesillere bir türlü kronolojiye sadık kalarak anlatılmıyor. Siyasi çıkarlar elde etmek için anlatılanlarda doğru olsa bile siyasete meze olduğu için ciddi bir şey ifade etmiyor. Hizmeti aksatan bu kavgaların hesabını soranda YOK, hesabı verende YOK: 

1965’den bu yana geçen 56 yıl içinde iktidar-muhalefet kavgalarını, iktidarın ve muhalefetin kendi içinde yaptığı kavgaların verdiği zararı çok iyi biliyorum. Öğrenmek isteyenler olursa, adlarıyla, partileriyle, iş alanlarıyla yer ve mekân belirterek anlatırız. Yaz denirse yazarız ama kim hesap SORACAK, kim hesap VERECEK? Dahada önemlisi kim ders ÇIKARACAK?

Hani Cumhuriyet ŞEFFAFLIKTI, AÇIKLIKTI, Halktan bir şey saklanmayacaktı? Halk adına idare ediliyordu? Vekil, asıldan gerçekleri saklıyor ve hesap vermiyorsa, asılda hesap sokmuyorsa buna halkın idaresi Cumhuriyet denir mi?

Türk tarihinin son 300 yılında devlet katında o kadar çok gizli, saklı işler yapılmış o kadar hırsızlıklar olmuş, o kadar faili meçhul cinayetler işlenmiş ki halkımız bunun yüzde onunu bile bilmiyor. Eğer Türk Halkı, tam gerçekleri bilsin, iş başında kimseyi bırakmaz. Devletini ve Cumhuriyetini korur.

                               Hayrola, Muvaffak Ola, Muzaffer Ola.

 

 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —