(ANALİZ ) RASİM GÜL

Tarih: 01.01.2024 05:30

Belediye Bşk. Seçimi

Facebook Twitter Linked-in

Belediye başkanlığı, milletvekilliğinden çok daha önemlidir. Önemi protokol açısından ele almıyoruz. İcraat olarak düşündüğümüzde, belediye başkanın icracı, iktidar milletvekili bile olsa, milletvekili ricacıdır. Başkan bütçesini, yatırım, üretim, tanıtım, sanat ve benzeri hizmetler için, encümen ve meclisin onayı ile harcama yetkisine sahiptir. Milletvekilinin böyle bir imkânı yoktur. Doğrusu Aksaray’ın ‘’BÜYÜTÜLMÜŞ’’ şehir olması.
Aksaray’ın, gerçekten medeni bir şehir olması, kültürünün gelişmesi, halkın ulusal ve uluslararası kültürlerle temas kurması belediye başkanının, kültür birikimine, ulusal ve evrensel bakış açısına bağlıdır. Bunlar da başkanın, birikimi, donanımı ve ufkunun geniş olmasıyla olur. ‘’Dökme suyla değirmen dönmez’’ sözü ne güzel ifade ediyor. Buna örnek Kayseri Şehir Planını, Alman Mimar- Şehir Plancısı Ord. Prof. Dr. Gustav Oelsner ile Doçent Kemal Ahmet Aru’ya, 1945 yılında birlikte yaptırılmış
Eğitim, inanç, kültür, ekonomi, bilim, teknoloji, sanayi, huzur, mutluluk ve çağı yakalama açısından gelişen şehirlere baktığımızda en önde o şehrin belediye başkanını görüyoruz. Sonra iktidar milletvekilini, sanatçılarını, Sivil Toplum Örgüt başkanlarını, akil insanlarını, aydın iş adamlarını, yazarlarını, gazetecilerini ve üst düzey bürokratlarını geliyor. 
Şehrin entelektüellerini, bilim adamlarını, iş insanlarını, sanatçılarını hazırladığı mekanlarla bir araya getirmek, belediye başkanının asli görevleri arasındadır. Şehri çeşitli konularda temsil edenlerle, bürokratları da bir araya getirerek, bilgi ve birikimlerini, paylaşmalarını sağlamak, belediye başkanının işidir. Dolaysıyla şehir halkını kaynaştırarak, güçlü ve sözü dinlenir güçlü bir şehir yapmak da başkanın becerisidir.
Şehirlerin sürdürebilir gelişmesi, şehirde yaşayanların başarısı ve mutluluğu, şehir halkın birbirini sevmesi, sayması ve kaynaşmaları, belediye başkanının çalışmasıyla olur. Halktan birinin ihtiyacı olduğunda, ayrılık gözetmeden, ihtiyacı olanın yanında olmak belediye başkanının kanuni ve ahlaki görevidir. Böyle bir başkanı olan şehirler, bütün engelleri aşar. Şehirde doğan bu güç devamlı saygı görür. Karşısında kimse duramaz.
31 Mart 2024 tarihinde yapılacak Mahalli Seçimde, Aksaray halkı aklı ve vicdanı ile hareket ederek kendilerine beş yıl gerçekten tarafsız, adil ve kanunları ayak altına almadan, insanları farklılaştırmadan hizmet edecek, ehliyet ve liyakate sahip başkanını seçmelidir.
Aksaray ŞEHİR, halkı ŞEHİRLİ olmak, sanayi ve ticaret başta olmak üzere her konuda Konya ve Kayseriyle yarışmak ve geçmek istiyor. İki yaşından 102 yaşına kadar hoş vakit geçireceği mekanlar, spor tesisleri, sosyal alanlar, gideceği tiyatro salonları, ulusal ve uluslararası çapta film gösteren sinemalar istiyor. Türkiye’nin ve Dünya’nın herhangi bir yerinden misafiri geldiğinde gurur duyarak götüreceği, restoranlar, kahvehaneler ve kalacakları oteller istiyor.
Aksaray halkı, İl çapında bütün tarihi ve turistik değerlerinin envanterinin çıkarılmasını ve bunu takip edecek, Vakıflar Bölge Müdürlüğünün Aksaray’da şubesini istiyor. Yer altı ve yer üstü değerlerini de tespit edilerek, değerlendirilmesini istiyor. Bu işleri yapacak ve yaptıracak belediye başkanı istiyor. Umarım başkan adaylarını tespit eden güçler bu gerçeklerden hareket ederek, kendi siyasi geleceklerine göre değil de halkın isteğine göre hizmet ehli olabilecek adaylar tespit ederler. Daha da önemlisi, belediyeyi partinin arka bahçesi olarak görme ve çıkar bekleme cahilliğinden vaz geçerler.
Aksaraylı, başkandan, medeni şehir olmanın getirdiği sorumluluklardan zerre taviz verilmemesini istiyor. Şehirlerin toplumsal sorumluluklarla büyüdüğünü, eşitlik ve hoşgörünün bir şehrin karakterini belirlediğini biliyor. Şehir halkı birbirine saygı ve sevgi gösteriyorsa, mutsuz kimsenin kalmayacağını, aksi halde karmaşadan kurtulunmayacağını da biliyor.
Şehirde yaşamak, aile olmanın bir parçası gibidir. Şehirde oturanlar, birbirine destek olduğu, sorunları paylaştığı sürece, büyük aile gerçekleşmiş demektir. Bir şehrin hafızası vardır. Hafızada onlarca belki yüzlerce hikâye ve isim vardır. O yerli olma, bu hikâye ve isimleri bilmekle olur. Bu hikâye ve isimleri halkın hafızasına kazımakta, İktidar gücü, Vali ve özellikle belediye başkanı ile olur. Çünkü belediye başkanı şehrin lideri olmak zorundadır.
Her şehir, kendine özgü dinamikleri, kültürü ve ihtiyaçlarıyla bir bütündür. Bu bütünlüğü sağlayan ve koruyanda belediye başkanıdır. Başkanlar, bir ilde yaşayanların ortak beklentisini, yaşam kalitesini artırmak ve toplumun refahını ve güvenliğini teminat altına  almak için her türlü  girişimleri yerine getirmekle mükelleftir. 
Yunus Emre, Tapduk Emre, Şeyh Hamid’i Veli, Yusuf Hakiki, Cemalettin-i Aksaray’ı, Pir Sultan Aksaray’ı, Kılıçarslan ve 7 bin evliya, medreseler var diyerek kuru lafla hiçbir şeyin olmadığı güneş gibi aşikâr. Bu zatları Aksaray halkına, özellikle gençliğe anlatacak kişi ve kurumlar Valilik ve Belediye Başkanı tarafından tesis edilmediği sürece, ancak malzeme olur. 
Bunların en başında eğitim gelmektedir. Eğitim, imkanları çok önemli olup toplumun geleceğinin tayin eden temel unsurlardan ilkidir. Aksaray’da kaliteli eğitimin varlığı başarılı illerle karşılaştırmakla ortaya çıkar. Şu an moda olan ‘’Ezberci Eğitim’in hedefi, hemen dolgun ücretle iş bulacak bir fakülte mezunu olmadır. Bu tipler sadece hayalperest olup İdeal, ufuk, kültür, iyi adam olmayı asla düşünmez. 
Çalışan hata yapar, çalışmayan dedikodu yapar. Asil insan; idare eder, aciz insan, şikayet eder. Dürüst insan; sabreder. ‘’ Bir işi bilen yapar, az bilen akıl verir, bilmeyen eleştirir, yapamayan çamur atar.’’ Konfüçyüs ( M.Ö 551-M.Ö 479)
                          HAYROLA, MUVAFFAK OLA, MUZAFFER OLA.



 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —