<p>Kendi gibi düşünmeyenler</p> <p> KENDİ GİBİ DÜŞÜNMEYENLERİ DIŞLAMA ve DÜŞMANLIK</p> <p>Dışlama sosyolojik bir mesele midir? Ayrılıkçı düşünenlerle, ayrılıkçı Müslümanların ve gayri Türklerin yarattığı bir olgu mudur? Yoksa demokrasisini oturtamamış, gelir dağılımında adaleti sağlayamamış, kültürel yönden haylı zayıf ve yozlaşmış dolaysıyla milli birliğini koruyamamış, yönetimlerin başvurduğu bir metot mudur? Veya mevcut konumunu korumak isteyenlerin çevirdikleri entrikalar mıdır? Her konuda her şeyi bildiğini sananların, kendi gibi düşünmeyenlere tahammülsüzlüğü müdür?</p> <p>Kendi gibi düşünmeyenleri dışlama konusunda, Türkiye ne durumdadır sorusunun cevabı, maalesef tam ortasında, göbeğinde dir. Dışlamada halk kesinlikle masumdur, çünkü vatandaş kendi gibi düşünmeyen ve kendi gibi inanmayanlarla asırlarca birlikte yaşayarak masumiyetini ve yöneticilerden çok ileri görüşlü olduğunu ispat etmiştir. Suçlu ve kabahatli varsa her türlü idari kademede bulunanlarla, siyasi liderlerle, liderlerin cahil danışman ve tetikçilerdedir.</p> <p>Türkiye’de hükumet ve devletin bütün kurumları, sivil toplum örgütleri, muhtarı, azası, öğretmeni ve imamı, istisnalar hariç elbirliği içinde dışlamada ve düşmanlıkta yarış etmektedir. Tarihen sabittir ki dışlama ve akebinde gelen düşmanlıktan, 434 yılında Asya’da kurulan Hunlardan ve Medine sözleşmesiyle 622’de Medine’de kurulan ilk İslam devletinden bu yana dışlama ve düşmanlıktan sayısız devletler yıkıldı Türk ve Müslümanlar eziyet çekti, zulüm gördü.</p> <p>Çok ama çok değişen dünyada, Türk ve İslam dünyasında, dışlamayı takip eden düşmanlığa varan görüş ayrılıkları hiç eksilmedi. Tam tersine arttı. Osmanlının yıkılışında önde gelen ilk neden, ADALETSİZLİK ikinci neden ise Dışlamayı takip eden çekememezlik, kin, nefret ve düşmanlıktır.</p> <p>100 yıl evvel kurulan Türkiye Cumhuriyetinin temel esasları ve kuruluş felsefesi 100 yıldır tartışılmaktadır. Yüz içerisinde temel esasları ve kuruluş felsefesini değiştirme fırsatı iktidarları eline geçmesine rağmen, değiştirme yerine dedikodusunu yaparak oy elde etmeye önem verildi. İktidarı muhalefeti birlikte her zaman yapmaya MUKTEDİR OLDUKLARI halde yine yapmadılar. İktidar ve muhalefet yetkililer kendinize gelin bu asil halkın birbirini dışlamasına çanak tutmayın.</p> <p>Komşuyu, komşuya, evlatla anne ve babayı, öğretmenle-öğrenciyi, imamla-cemaati, fakirle-zengini, davalıyla- davacıyı, işçiyle iş adamını, vatandaşla hâkim ve savcıyı birbirine düşürmekten vaz geçin. Belli bir süre sonra şu anda bulunduğunuz yerlerde olamayacaksınız, şükür ki ölüm var. Allah’tan korkun, kuldan utanın insanların yakasını bırakın. İnsanların özgürlüğünü, eşitliğini ve huzurunu, mutluluğunu çalmayın yeter. Yahu biraz az konuşun, halkı aptal yerine koymayın yeter.</p> <p>İnsan psikolojisinin temelinde biraz dışlamak olabilir, kendi gibi olmayanlara üstünlük kurmakta var. Kendinin ayakta kalması bunları gerektire bilir ama nu hal onun haklarını, özgürlüğünü alma, eşitliği ve adaleti ortadan kaldıracak noktalara götürerek dışlama ve düşmanlık olamaz.</p> <p>İnsanlar ve özellikle siyasiler kriz dönemlerinde ve yaptıkları yanlışlarda bir suçlu arar bu hakkıdır ama bulamadığında da suçlu yaratarak kendini kurtarmayı ve rahatlamayı pek sever. Suçlu kimdir, kendine benzemeyendir. Elinde yetki olanlar tarihi bile ters çevirmeye kalkıyor veya tarihi tarafsız değil kendi görüşüne göre yazdırıyor. 100 yıldır, 1.000 yıldır, 5.000 yıldır da yapılan hatlardan maalesef ders alınmıyor.</p> <p> HAYROLA, MUVAFFAK OLA, MUZAFFER OLA.</p> <p> </p> <p> </p>