ÇUVALDIZ (Ayşe ALP)

Tarih: 23.07.2023 02:06

Tabi pusuya yatanları saymazsak…

Facebook Twitter Linked-in

14 Mayıs ve 28 Mayıs Genel seçimlerinin ardından nerdeyse iki ay geçti.

Yerel seçimler ise martta yapılacak.

Yani aşağı yukarı; 8 ay var.

Önümüzde bir seçim süreci başlamadı daha.

Tabi pusuya yatanları saymazsak…

Yerel seçimler zaman zaman konuşulsa da, daha hız kazanmadı.

Bu yüzden günlük rutinlerimizi yapmaya çalışıyoruz.

Ancak bu rutinlerin arasında nedense kamu kurum ve kuruluşları hiç yer almıyor….

STK’lar  hiç yok.

Örneğin 

STK’lar ne iş yapar..

Kendine bağlı üyelerin sorunlarını çözme noktasında ne kadar varlar.

Valilik Ne yapar, 

Vali bugün hangi açılış ya da toplantıda acaba.

Yada Aksaray’da trafik ve asayiş işleri ne durumda,

Yada  İŞKUR bugün kaç kişi işe aldı;

Veya Tarım İl Müdürlüğü, hasat döneminde Aksaray’da ne kadar hasat yapılmasını bekliyor.

Veya, sosyal hizmetler kurumunda, vatandaşların sorunları zamanında çözülüyor mu?, yoksa bugün git yarın gel mi oynuyorlar.

Sosyal hizmetlere bağlı, yetiştirme yurtlarında, huzur evlerinde, çocuklarımız ve yaşlılarımız ne alemde

DSİ tamamen bitmek üzere olan su kaynakları için neler yapıyor.

Suyun tükenmesi ile birlikte Aksaray’da bir obruk tehlikesi doğar mı?

Tartışmalara konu olan, yılan hikâyesine döndü denilen,

Yapıldı yapılıyor, yok yapılmadı diye uzayıp giden bir öyküye sahip olan,

Ortaköy yolunun Karayolları tarafından yapılması neden geciktirildi, 

Bunu hangi kurum takip etmeli ve ediyor mu?

Yetkililerin, zamanı mı yoktu bunlarla uğraşmaya!!!!

Konuyu siyasetin dibine dibine vurdurdular.

ASÜ eğitim ve araştırma hastanesi ve Sağlık il müdürlüğü zaten maşallah yok hükmünde;

İl Özel İdare genel sekreterliğinde çiçeği burnunda yeni sekreter neler yapıyor….

Aklıma gelenler şimdilik bu kadar.

Bundan daha fazla kamu kurum ve kuruluşuna sahip olan İlimizde, son 3 yıldır neden hiçbir ses gelmiyor.

Diyecekler ki aslında biz çok iş yapıyoruz ama siz bilmiyorsunuz.

Haklısınız; biz sizin çok iş yapıp, yapmadığınızı bilmiyoruz.

Çünkü bize zahmet buyurulup bilgi verilmiyor olabiliri mi ?

Yada  akside olabilir!!!

Hatırlarsanız bir yazımda “bayat balık kokar”

Ama Bayat haberde kokar demiştim.

Hala bu iddiamın arkasındayım.

Ama bu iddia bana ait.

Bu kararda bana ait.

Diğer medya organlarında da, bu kurumların yaptıkları hiçbir şeyi göremiyoruz.

Ayda yılda yapılan haberleri saymaz isek….

Onları bizde yapıyoruz.

Bu arkadaşlar;

Ya reklamı sevmiyorlar;

Yada  boşa geçen yıllar var.

Neden yazdım bütün bunları,

Kurumları için mi?

Hayır…

Haberlerini gönderirlerse gireriz;

Göndermezlerse de çok umursamayız.

Gönderirlerse Aksaray halkı yapılanları görür.

Göndermezlerse de böyle boş geçen yıllar olur.

Bu da bizi çok ilgilendirmez.

Amaaaaaaaaaaaaa

Sürekli Belediye’nin haberini verdiğimiz, için

Sürekli Belediye Başkanı Evren Dinçer’i gündemde tuttuğumuz için.

Rahatsız olanlar varmış.

RAHATSIZLIK VERDİĞİMİZ İÇİN ÖZÜR DİLERİZ!!! 

Bu konuda bizleri eleştiriyorlarmış;

Arkamızdan konuşuyorlarmış;

Yüzümüze konuşamayanlar; ancak arkamızdan konuşur.

Çokta tınnnnnnnnnnnnnnnnnn

Ama ne yapalım Aksaray Belediyesi durmak bilmiyor.

Her gün yeni bir açılış;

Yeni Temel atma töreni;

Yeni  festival,

Hasat töreni derken, 

Her gün bir değil birkaç belediye haberi vermek zorunda kalıyoruz.

Tabi Bu açılışı, törenleri ve projeleri yapanda, Belediye Başkanı DR Evren Dinçer olduğu için gündemde kalıyor.

Çok da iyi ediyor.

Gündemde tuttuğumuz.

Amerika’nın Belediye Başkanı değil; Aksarayı’ın belediye başkanı

İyi işlere imza atmasa,

 Oda,

Diğerleri gibi gündemi dolduramaz, haber olmazdı.

Biz medya kuruluşları da, Haber den beslendiğimiz için Belediyenin tüm hizmetlerini görevimiz gereği yayınlamak zorundayız.

Haber yayınlamıyoruz demek gibi lüksümüz yok.

Bu suç tamamen Evren Başkan’a ait.

Buradan duyurulur!!!

“Napacan Başkan sende otur makamında;

Makamda oturularak bu işler yapılabiliyorsa sende yapabilirsin.

Bizi de boşuna yormana gerek yok.

Lakin vicdanın kabul ederse”.

Vicdanı kabul edenler oturuyor.

Üzgünüm bu yazıyı yazmak istemezdim.

Kalemimi sivriltmek gibi bir niyetimde yok.

Lakin birileri de yazmak zorunda.

Bu kez ; 

O kişi ben oldum.

Oysa!!!!

Hiç koltuk sevdalısı olmadım!

 

Hele hele; makam ve mevkide hiç gözüm olmadı.

Hiçbir siyasi partide bırakın makamı,kadın kollarında bile gözüm olmadı.

Becerebildiğim işi becerebildiğim kadarı ile yapmaya çalışıyorum. 

Sadece Gazetecilik yap dediler…,

Ona da Eyvallah dedim….

İşte gazetecilik işini tercih ettim.

Amaaa;

Koltuk, makam, mevki sahibi olmasam da 

En azından, kendi işimin gereğini biliyorum.

Kimsenin aklına ihtiyacım yok.

Yumuşak yüzüme bakıp, istediğiniz gibi konuşabileceğinizi, zannetmeyin.

“Seyrek atın tekmesi pek olur” derler

UNUTMAYIN….

Hele söz konusu ;

BEN İSEM….

 

 

 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —