Muharrem ayında ikram için yapılan aşure programları bu yıl da oldukça bereketli(!) geçiyor.
Firmalar, reklamlarını yapmak için aşure ikram programları düzenleyip kendi markalarının tanıtımını ön plana çıkarıyorlar.
Adeta şova dönüştürdükleri bu etkinlikler bir yarışa dönmüş durumda.
Artık işin Muharrem ayına özel manevi tarafı kalmadı.
Dini duyguların istismarına dönüşen bu “reklam aşureleri”nin gerçekten bir hayrı olur mu, bilinmez.
Ama Yüce Rabbim, bunu yapanlara sırf dağıttılar diye sevap yazar mı, ondan da pek emin değilim........
Aşure mi Dağıtıyorsunuz, Reklam mı Yapıyorsunuz?
Muharrem ayı…
Hicri takvimin ilk ayı.
Hüznün, matemin, Hz. Hüseyin’in Kerbelâ’da susuz bırakılıp şehit edildiği günlerin anısı…
Bu ayda yapılan ibadet, edilen dua, verilen ikram yürekten olursa anlamlıdır.
Ama bu yıl da görüyoruz ki, bazı “duyarlı(!)” firmalar Muharrem ayını fırsata çevirmiş.
Aşure kazanı değil, reklam kazanı kaynatıyorlar.
Bir yanda üstüne logo bastırılmış devasa tencereler…
Diğer yanda, sosyal medyaya servis edilmek için hazır bekleyen kameralar…
“Biz de aşure dağıttık” pozu vermeden bir kaşık bile ikram etmeyen sözde hayırseverler…
Niyet belli: Allah rızası değil, müşteri rızası!
Sözüm ona hayır yapıyorlar.
Ama o hayrın başına kocaman tabelalarını, logolarını, marka renklerini koyuyorlar.
Yarışa dönmüş adeta.
Kim daha çok kişiye dağıttı, kim daha çok fotoğraf çekti, kim daha çok alkış aldı…
Ama kimse demiyor ki; "Bu neyin gösterişi kardeşim?"
Şimdi soruyorum:
Bir insan samimiyse yaptığı hayrı neden duyurur, neden gösterir, neden reklam tabelasını aşure kazanının üstüne asar?
Bu mudur Hüseyin’in yolunda olmak?
Bu mudur Kerbelâ’dan alınacak ders?
İyilik gizli yapılır. Aşure Allah için yapılır.
Bu işin şovla, selfiyle, manşetle ne ilgisi var?
İstismar edilen sadece aşure değil…
İstismar edilen; Muharrem ayı, Kerbelâ’nın ruhu ve milyonların dini duygusudur!
Yapmayın!
Reklam uğruna ibadet kirletilmez.
İkram, Allah rızası için olur; müşteri kazanmak için değil.
Ve bilesiniz ki:
Allah rızasını gözetmeyen hiçbir “hayır” sizi aklamaz.
Göstere göstere yapılan iyilikte, riyakârlık gizlidir.
Ve riyakârların duası da, ikramı da, kazanı da boştur…
Resmi kurumları tenzih ediyorum.
Onlar halkın tamamına ulaşabilmek için düzenledikleri programları bizim vasıtamızla duyuruyorlar.
Keza Siyasi partilerde aynı.
Ama işyerlerinin tabelalarının altında, sırf reklam olsun, bol satış yapayım,
herkes benim dükkanımı öğrensin,
alışveriş yapsın mantığıyla yapılan aşure etkinlikleri ne yazık ki dini duyguları istismardan başka bir şey değil.
Allah Her şeyi görüyor unutmayın….
Bu arada çok Aşure etkinliği yapan,
Ülkü Kuruyemiş
Koçaş Kuruyemiş
Mir Konak,
Çatlağın Yeri
pınardağ Avize
vs firmalarada tabelalarını sergileyerek, Yaptıkları aşure ikramı için Aksaray halkına teşekkür ederim. Tanımyorduk bu sayede böyle firmaların olduğundan haberdar olduk……
Bu vesileyle halkımızın Muharrem ayını tebrik ederim, ikram edilen aşureleri Allah Kabul etsin..





