BİLİR 2024 yılında Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan Türk Halkı’nın büyük çoğunluğu, Vatan’ın ne demek olduğunu bilmez. Çünkü Atatürk ve arkadaşları sayesinde Vatan kaybedilmedi, Vatansız kalınmadığı için acısını yaşamadı. Yaşadıkları Vatan kaybedilince, o topraklarda yaşayanlarla Vatanlarından sürülen veya kaçıp Türkiye’ye sığınan, Türkler ve Türk olmayanlar çok iyi bilir. Türkiye’de sayısı, 3-4 milyon olarak belirtilen, Suriye, Afganistan başta olmak üzere muhtelif ülkelerden Türkiye’ye sığınan insanların nasıl bir duygu içinde olduklarını ve ne hissettikleri mutlaka sorulmalı ve hikayeleri yazılmalarak tarihe not düşmek ciddi bir hizmettir. Bu hikâyeyi mutlaka Türk halkına okutturmalı ve Devlet eliyle aslına uygun dizi ve filim yaptırılarak, Türk gençliğinin izlemesine ve değerlendirmesine sağlanırsa, ‘’VATAN’’ın önemi daha iyi anlaşılır. Vatan’ın ne olduğunu Türk Halkına en iyi Barış Manço ve Eski İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı Bedrettin Dalan anlatmıştır. Ulusal ve Uluslararası bir üne sahip aynı zamanda iyi bir devrimci olan Barış Manço 1980 İhtilalinin zulmünden kurtulmak için yurt dışına kaçtı. Bakanlar Kurulu Kararıyla Türk Vatandaşlığından çıkartıldı. İki üç yıl Avrupa’da Vatansız olarak yaşadı. Avrupa’nın her ülkesine de gitti ve el üstünde tutuldu. Cunta idaresi bitip Turgut Özal Başbakan olarak iktidara gelince Genel Af çıkardı. Barış Manço’da Vatanına anında döndü. Af çıkaran Özal’a açık teşekkür etti. Barış Manço, devrimcilerle bir televizyon programına çıktı. Programda, Manço’ya bir devrimci, kızarak sen devrimci olamazsın, faşizmi tırmandıran Turgut Özal’ı övdüğün için devrime ihanet eden adamsın diye hücum etti. Barış Manço’nun cevabı tek cümle oldu; ‘’ Sen Hiç Vatansız Kaldın mı?’’ Acısını bana sor minnet duymayayım da ne yapayım dedi.’’ Şeklinde tarihe geçecek cevap verdi. ‘’İstanbul’un denizlerini gözlerimin, mavisi gibi yapacağım.’’ Diyen ve yapan İstanbul eski Büyük Şehir Belediye Başkanı Bedrettin Dalan; Ergenekon davası kapsamında hakkında yakalama kararının kaldırılmasının ardından Türkiye’ye dönen, Yeditepe Üniversitesini kuran Bedrettin Dalan, ‘’… Kurulan şeytani kumpasın mağduru olmamak için…’’ Yurt dışına çıktığını söyledi. Bir zamanlar ülkesinden bir hafta bile ayrı kaldığında gece yarısı dahi olsa döndüğünü ifade eden Dalan, şöyle devam etti: ‘’ Bu sefer, 7 yıla yakın bir zaman yurt dışında kalmak zorunda kaldım. Maalesef bu kumpas davalarının hiçbirisinde akıl, vicdan ve hukuktan, hiçbir şeyden bahsetmek mümkün değil. Bunları şu anda ben söylüyorum ama devletin resmi savcısı da bundan 15 gün evvel Bakırköy’de söyledi. ‘’Yurt dışında bunun utancını çok yaşadım. Beni sığınmacı değil misafir yaptılar. Hukuk çetesinin birebir düşmanlığıyla karşılaştım. Vatana geldiğinde toprağı öpen Bedrettin Dalan, ‘’ Hamdolsun vatanıma kavuştum dedikten sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür etti. ‘’Devletin misafiri statüsünü tanıyan Alman Devletine şükranlarımı sunuyorum.’’ Dedi. 2024 yılında, 8 hayli Hür, 15’i bağımlı, 23 Türk Devleti bulunmaktadır. 23 Türk Devletinin içinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti, diğer Türk devletleri tarafından, LİDER Türkiye Cumhurbaşkanını ağabey olarak görmektedirler. Türkiye’ye sevgi, saygı ve umutla bakmaktadırlar. Ne yazık ki Türkiye’de yaşayan ama Fars, Arap, Çin, Amerika, Rus ve Batının etkisi altında kalanlar bunu göremiyor, anlamıyor yer yerde hainlik yapıyorlar. Hasta olan bu insanlar, maalesef VATAN duygusundan da yoksundur. Bir Türk atasözü: ‘’ Boğaya ön taraftan, eşeğe arka taraftan, cahile hiçbir taraftan yaklaşma. Zira bir delille, bin alimi yenersinde, bin delille bir cahili yenemezsin. Mutlu olmak istiyorsan, cahillere haklısın de.’’ Bir başka sözde; İlkelleşen toplumların ‘’ Ya siyahtır ya beyaz mantığını kabul etmek mümkün değildir. Vatanı kaybetmeden kıymetini bilmek, herkesin aşılmaz dediği dağları aşarak, yer yüzündeki bütün Türk topluluklarının ideolojik ve siyasi olarak birleşerek TURAN devletini kurak ve yer yüzüne adalet getirmek olmalıdır. HAYROLA, MUVAFFAK OLA, MUZAFFER OLA.