(ANALİZ ) RASİM GÜL

Tarih: 25.08.2023 17:24

21. yüzyılda, Türkler

Facebook Twitter Linked-in

 

Türkler, Büyük Selçuklu 100 yıl, Anadolu Selçuklu 200 yıl ve Osmanlı’da yaklaşık 300 yıl olmak üzere toplam 600 yılı ile Atatürk döneminin 15 yılını bir türlü yakalayamamanın ezikliği ve kavgası içinde çırpınıp duruyor. Bir türlü dünya devleti olduğu 615 yılı inceleme ve ders alma zahmetine katlanmak istemiyor. Dolaysıyla başı dertten kurtulamıyor.

 

Batının birçok alanda göz alıcı ilerlemeler yaparken, 1700 yılından itibaren Türklerin dağınıklığı seçmesi, 618 yıllık tarihini utandırıyor. Özellikle şanlı devirlerde mezhep ayrılıkları halk arasında söz konusu olmuyor, sadece bazı beyinsiz yöneticiler bunu kullansa da halk umursamıyordu.

 

200 yıldır yöneticilerin bilim yolunu seçmeyerek mezhep, tarikat, cemaat ve inanç olaylarını bizzat sonuna kadar tahrik ederek kullandığını ve istismar ettiğini görüyoruz. Şükür ki halk, yöneticilerin tahriklerine uymadığı için milli birlik güçlü olmasa da muhafaza ediliyor.

 

Selçuklu ve Osmanlının güçlü dönemlerinde, bütün dinlere ve ırklara mensup halklar en rahat dönemini yaşadılar. Çünkü ekonomiye ve sanata azınlıklar sahip oldular. Türklerde cephede şehit ve gazi olurken, azınlıklar askere bile alınmadıkları için ekonomi ve sanatla uğraşarak zengin oldular.  Hatta Türkler ’de, ekonomi ve sanat küçük görüldü. Sahayı Yahudi, Ermeni ve Rum halkları doldurdu. 

 

21. yüzyılda Türkler ekonomi ve sanatta Cumhuriyet sayesinde haylı ilerlediler, taba olmaktan vatandaşlığa geçerek ticaret, sanat, çiftçilikle ilgilenmeye başladılar. Kısa zamanda güç sahibi oldular. 2023 yılı itibariyle Türkler, 8’i bağımsız, 15’i yarı bağımlı Devlet sahibi oldular. Ne yazık ki şuurlu olarak ve birlik içinde 23 devlet neyin savaşını verdiğinin şuuruna halen erememiştir. İktidar olma ve iktidarda kalabilme savaşlarının vermekle meşguller.

 

Türk âlemi, zenginliğinin büyük kısmını lükse, rüşvete değilde bilime, bilim adamına, namuslu iş adamına ayırsa, makul bir sürede (en fazla 50-60) Batının icat edip insanlığa sunduğu teknolojiyi yakalar. Dolaysıyla Batının kuyruğu olmaktan ve eziklikten, gereksiz kavga ve iç çekişmelerden kurtulur. Dünya’da tam bağımsızlığa ulaşır, lafla değilse güçle Dünya yönetiminde söz sahibi olur.

 

Türk Âlemi, kendi topraklarını, ekmeye ve yer altı ve üstü zenginliklerini verimli şekilde değerlendirmeye başladığında, üretim ve teknolojide kendi kendine yeterli hale gelecek ki o zaman Batı teknolojisini, pazarlayacağı yer bulamayacağı için Batı-Doğu dengesi kurulacaktır. Dolaysıyla sömürü sona erecek, dengeli ve normal ticaret başlayacaktır. 

 

                                     HAYROLA, MUVAFFAK OLA, MUZAFFER OLA.

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —