(ANALİZ ) RASİM GÜL

Tarih: 02.02.2022 12:52

Ömrünü vermek 2

Facebook Twitter Linked-in

Birinci yazımızda, ömrünü karşılıksız feda edenlerden anaları, akıncıları, Seymenleri ve bilim insanlarımızdan bir kısmını okuyucularımıza sunmuştuk. İkinci yazıyı da ulusal ve uluslararası bilimde kabul edilen bilim insanlarımızı yazarak hatırlatmak ve saygı sunmak istiyoruz.

Selçuklu ve Osmanlı da kelle koltukta, hududu bekleyen uç beyleri, akıncıları, Ahi Evren’in kurduğu Ahi Teşkilatına mensup sanatkârlar ve Kızıl Günde resen görev için toplanan Seymenler, Türkiye Cumhuriyetinde yok. Neden yok olduğunu, biz değil 99 yıldır ülkeyi yönetenler anlatacak ve nesiller öğrenecek.

Hiçbir ülke bilim, düşünce ve teknoloji olmadan sadece yöneticilerin süslü laflarıyla veya sadece iyi niyetli olmalarıyla, birliğini ve bekasını sağlayamamıştır. Aya, yıldızlara gitme ve uzayı keşfetme, insanlığın daha huzurlu ve konforlu yaşamasını kesinlikle bilim adamları sağlamış, sağlamaya devam ediyorlar.
 
Bilim insanları sadece kendi gayretleriyle yetişmiyor. Devlet veya özel sektörün eğitim ve araştırmalarına verdiği destekle icad yapabiliyorlar. Ömrünü feda edeceklere, bizim Devletin bir programı olduğunu biz görmüyoruz. İcad yapan Türk bilim adamlarının yüzde doksan-doksan beşinin dış destekten faydalandıklarını görüyoruz. Devlet ayakta kalanlara sahip çıkmakla yetiniyor. Bilim konusunda 99 yılda da geldiğimiz nokta ortada.

Başta Devlet ve Özel Sektörün ‘’ÖZEL ÇOCUKLAR’’ ve ‘’ÖZEL BİLİM ADAMLARI’’ için oluşturduğu fonlarla geçim sıkıntılarını, sosyal, Kültürel ve teknik alanda bütün ihtiyaçlarını karşılıksız karşılaması gerekiyor ki bunlar bütün zekâlarını ve çalışmalarını yeni icatlara yöneltsinler dolaysıyla buluşlarını yapsınlar. Uluslararası üne sahip bilim adamı olsunlar. Bunlardan bazılarını çok ama çok kısaca size tanıtmaya çalışacağız.

METE ATATÜRE:
Kuantum Fiziğinin dehası, (kuantum Fiziği: Kuantum mekaniği veya kuantum fiziği, ATOM altı parçacıkları inceleyen bilim dalıdır.) Amerika Cambridge Üniversitesi’nde KUANTUM üzerine yaptığı çalışmalarda Dünya’da saygın bir yer edinmiştir.

Ölçümü imkânsız kabul edilen ‘’Işık Seviyesinin gürültü Ölçümü’’ çalışmasını başarıyla uygulamıştır. Atatüre, ‘’Işığı Sıkıştırma’’ adını verdiği buluşuyla atomdan 100 kat daha güçlü ‘’SÜPER ATOM’’ elde etmeyi başararak fizik bilimine kazandırmıştır.

DOÇ. DR. HASAN ŞAHİN:

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü ( İYTE ) Fotonik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hasan Şahin öncülüğünde, İngiltere ve Belçika’dan bilim insanlarının da bulunduğu heyet, NANO teknolojisi alanında kullanılmak üzere elmas, altın ve alüminyum gibi tabakalı olmayan maddelerden ‘’ ULTRA İNCE ‘’ malzeme üretmenin formülünü buldu.

BURCU ÖZSOY: 
2006 yılında Antarktika’da araştırma yapan Burcu Özsoy Çiçek, lisans eğitimini harita mühendisliği olarak bilinen JEOTEZİ ve FOTOGRAMETRİ mühendisliği bölümünüde tamamladı.
2001 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Denizcilik Fakültesinde araştırma görevlisi olarak çalışmaya başladı. 2005 yılında doktora eğitimi için ABD’ye, San Antonio’daki Teksas Üniversitesi’ne gitti.
Burada uzaktan algılama konusunda çalışmaya başladı. Antartika’da 2006 yılında ODEN adlı buz kıran gemisi ile 1 aylık Antartika araştırma seferine katıldı.

UMRAN S. İNAN:
1972’de lisans, 1973’de yüksek lisans eğitimini Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nde tamamladı. 1977’de Elektrik- Elektronik Mühendisliği dalında Stanford Üniversitesi’nden doktora derecesi aldı.
Prof. Dr. İnan, Amerika Jeofizik Birliği, Uluslararası Elektrik ve Elektronik Mühendisleri Enstitüsü ve Amerikan FİZİK kurumunun ‘’FELLON’’ rütbeli üyesidir. 2010’da Türkiye Bilimler Akademisi Üyeliğine seçilen Prof.Dr. Umran İnan’ın çalışmaları sebebiyle Antartika’daki bir dağa ‘’İNAN TEPESİ’’ olarak isimlendirilmiştir.

FERYAL ÖZAL:
Kendisi NASA’daki astrofizik çalışmalarıyla göğsümüzü kabartıyor. Columbia Üniversitesi’nde fizik ve matematik mühendisliği bölümlerinden çift anadal yaparak ‘’Yüksek Onur Derecesi’ ’ile mezun oldu. 2002 yılında Harvard Üniversitesinde astrofizik üzerine doktorasını tamamladıktan sonra kariyerinin dönüm noktasını yaşadı.

‘’Büyük Fikirler’’ adlı 20 kişilik listeye adını yazdırdı. Özellikle kara delik ve nötron yıldızları üzerinde birçok çalışma yaptı. Yüksek Manyetik alanda nötron yıldızlarının ilk kuantum hesaplarını yaptı ve Harvard Üniversitesi’nde yazdığı doktora teziyle fizik camiasında yankı uyandırdı. 
Karadelik üzerine yaptığı çalışmaları yayınlandı ve daha sonra kanıtlandı. Kariyeriyle ilgili bir diğer dönüm noktası NASA tarafından verilen HUBBLE ödülüne de layık görülmesi oldu. Feryal Özal, HUBBLE kadrosuna alınan ilk ve tek TÜRK unvanını taşıyor.
                               
                                                        HAYROL, MUVAFFAK OLA, MUZAFFER OLA. 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —