ÇUVALDIZ (Ayşe ALP)

Tarih: 10.02.2026 10:42

ZAM YOK DENİYOR, EKMEK CEP YAKIYOR! BU NASIL BİR OYUN?

Facebook Twitter Linked-in

Resmi açıklamalara bakarsanız ülkede ekmeğe zam yok.
Sahaya çıkarsanız gerçek bambaşka.

Kâğıt üzerinde “zam yapılmadı” deniyor, tezgâhta ise ekmek her gün biraz daha pahalı. Peki bu nasıl oluyor? Cevap basit ama vahim: İsimle, gramajla, şekille yapılan dolaylı zam oyunu.

Geçtiğimiz günlerde ekmek fiyatlarına zam geleceği yönündeki haberler kamuoyunu ayağa kaldırdı. Ardından Fırıncılar Federasyonu, Ticaret Bakanlığı üzerinden bir açıklama yaptı:
“Belirli bir süre ekmeğe zam yok.”
Vatandaş bir nebze rahatladı.

Ama bu rahatlama sadece açıklamada kaldı.

Çünkü fırın tezgâhlarında yaşananlar, yapılan açıklamaları adeta boşa düşürdü. Klasik ekmek bir anda ortadan kayboldu. Yerine ne geldi?
Tam buğday,
özel üretim,
yöresel,
taş fırın,
fit,
doğal,
köy ekmeği

İsimler çeşitlendi, fiyatlar uçtu.

Vatandaşın anlattığı tablo net:
Bazı fırınlarda tam buğday ekmeği 70–80 TL,
yarım ekmek 7,5 TL.
Gramaj düşmüş, fiyat artmış. Ama kâğıt üzerinde hâlâ “zam yok”.

Bu mudur denetim?
Bu mudur vatandaşı korumak?

Aynı un, aynı maya, aynı fırın…
Ama isim değişince fiyat serbest!

Bu artık ekonomik bir mesele değil, açık bir etik sorundur

Vatandaşın aklıyla alay etmektir. 

Resmi tarifeye dokunmadan, arka kapıdan zam yapmaktır.

Daha da vahimi şu:
Denetimler ya yok,
ya da görmezden geliniyor.

Çünkü eğer etkin bir denetim olsaydı, aynı hammaddeden üretilen ürünlerin sadece “etiket makyajıyla” iki katı fiyata satılması mümkün olmazdı. 

Eğer gerçekten zam yoksa, o zaman bu fiyatlar nasıl ortaya çıkıyor?

Bu sorunun cevabı hâlâ verilmiş değil.

Ekmek; dar gelirlinin, emeklinin, asgari ücretlinin sofrasındaki son kaledir

O kale de düşerse, gerisi laftır. Bugün ekmek konuşuluyorsa mesele yalnızca para değil, sosyal adalettir.

Yetkililere düşen görev nettir:
Açıklama yapmak değil, uygulamayı sağlamak.
Tarife ilan etmek değil, tezgâhı denetlemek.
“Zam yok” demek değil, zam oyununu bitirmek.

Aksi halde bu tablo büyür, öfke artar, güven tamamen kaybolur.
Ve ekmek meselesi, ekonomik bir başlık olmaktan çıkar, toplumsal bir krize dönüşür.

Bugün sorulması gereken soru şudur:
Gerçekten ekmeğe zam yok mu,
yoksa zam artık sadece adını mı değiştirdi?

Vatandaş cevabı biliyor.
Sıra, yetkililerin o gerçeği görmek isteyip istemediğinde.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —